(5271 S. K. m. 150, 309) (5237 S. K. m. 43, 202, 204) (5275 S. K. m. 99, 107) (765 S. K. m. 68)
Mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık E. B. V.'in 5237 sayılı TCY.nın 202/2. maddesi gereği 2 yıl hapis ve aynı yasanın 204/1, 43. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının toplanarak netice olarak 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.3.2007 tarihli ve 20/204 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 13.5.2008 gün ve 27889 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.6.2008 gün ve 116134 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, Sanık E. B. V.'in Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/20 esas sayılı dosyasının 19.02.2007 tarihli savunmasının alındığı oturumunda, avukat istemediğini savunmasını kendisinin yapacağını beyan etmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinde zorunlu müdafii gerektiren suçlardan olmaması karşısında, iddia edilen hususun hukuka aykırı olmadığı düşünülerek yapılan incelemede;
5237 Sayılı Kanun'un cezaların içtimaına yer verilmeyip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar kuralı gereğince, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden toplama kararı istenebileceği biçimindeki hukuki düzenlemeler gözetilmeden, adı geçen sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun'un 202/2, 204/1, 43. maddeleri uyarınca hükmedilen cezaların toplanarak neticeden 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Karar: Yargılama sonucunda sanığın işlediği kabul edilen birden fazla suçla ilgili olarak hükmedilen cezaların içtimaını içeren 765 sayılı TCY'nın 68 vd. maddelerinin karşılığına 5237 sayılı TCY' da yer verilmemiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 99. maddesinde şöyle denilmektedir;
Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.
Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCY hükümlerinde cezaların toplanmasıyla ilgili bir düzenleme bulunmamakta ve bu nedenle her bir suç hakkında verilen cezanın ancak infaz sırasında koşullu salıverme hükmünün uygulanması dolayısıyla toplanması olanaklı bulunmaktadır. Şu halde, mahkemece sanığın işlediği mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı hükmedilen 2 yıl ve 5 yıl hapis cezalarının toplanmış olması yasaya aykırı görüldüğünden, tebliğnamedeki bozma isteği yerinde görülerek Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.3.2007 tarihli ve 20/204 sayılı kararının 5271 sayılı CYY'nın 309/4-d maddesi uyarınca YASA YARARINA BOZULMASINA, bozulan kararın hüküm fıkrasındaki, cezaların toplanmasıyla ilgili olarak yer alan sanık E. B. V.'in her iki suçtan toplam 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına biçimindeki paragrafın KARARDAN ÇIKARTILMASINA, bozulan karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 09.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy