(5271 S. K. m. 170, 174)
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli İsa K. hakkında yapılan soruşturma sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 5.3.2008 tarihli iddianamenin, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 174/1-b maddesi yarınca iadesine ilişkin Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.3.2008 gün ve 2008/251 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.3.2008 tarihli kararının, Adalet Bakanlığınca 20.05.2008 gün ve 28615 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2008 gün ve 121003 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın açık adresinin tespit edilmediği ve savunmasının alınmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1 maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, sanığın yapılan araştırmalara rağmen adresinin tespit edilememesinin ve savunmasının alınmamasının iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu. bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, adres tespiti ve savunma alınması hususlarının mahkemesince giderilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 174/1 maddesinde; Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
Aynı Yasanın 170/3 maddesinde; Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikayette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikayetin yapıldığı tarih,
h)Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i)Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir. hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli İsa Korkmaz hakkında, muhafaza görevini kötüye kullanma suçu nedeniyle düzenlenen iddianamede, şüphelinin ve şikayetçinin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken yasa maddeleri, yüklenen suçun işlendiği tarih ile suçun kanıtlarının açıklandığı görülmektedir. Görevli mahkemece C.Y.Y.'nın 174/1-b maddesi uyarınca verilen iddianamenin iadesi kararının gerekçesinin, şüphelinin adresinin tespit edilmemesi ve savunmasının alınmamasına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Yasa koyucu, iddianamenin iadesine ilişkin düzenlemede, iade nedenleri açısından sayma yöntemini benimseyerek iade işlemlerini sınırlandırma iradesini açıkça ortaya koymuştur. Anılan yasa maddesinde öngörülen iade nedenleri arasında şüphelinin adresinin tespit edilmemesi ve savunmasının alınmaması bulunmamaktadır.
İddianamenin iadesine gerekçe olarak gösterilen eksiklikler, C.Y.Y.'nın 174/1-b maddesinde öngörülen suçun sübutuna mutlak etki edecek birer kanıt niteliğinde olmadığı gibi aynı Yasanın 170/3 maddesine göre iddianamede yer alması zorunlu olan bilgiler kapsamında da değildir. Belirtilen nedenlerle iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciin verdiği ret kararı hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli İsa K. hakkında düzenlenen iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 14.3.2008 tarih ve 2008/41 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 05.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy