(5271 S. K. m. 173)
Dava: Görevi kötüye kullanma ve savsama suçlarından şüpheliler hakkında, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.10.2006 tarihli kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulüne ilişkin Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 29.06.2007 tarih ve 2007 541 D. İş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 07.12.2007 tarih ve 62906 sayılı Yasa Yararına Bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2008 gün ve 2007/289773 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/1. maddesindeki (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir. şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay nedeniyle verilen, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.05.2006 tarihli ve 2006/711 - 2497 sayılı ilamı karşısında, suçtan doğrudan zarar görmeleri söz konusu olmayan ve ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakları bulunmayan Muğla II Genel Meclisi Üyelerinin itirazlarının bu yönden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.10.2006 tarihli ve 2006/1910 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı müştekilerden Saffet Karabıyık'a 01.03.2007 tarihinde, M. Talha Koçar'a ise 02.03.2007 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine müştekilerin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/1. maddesindeki 15 günlük yasal itiraz süresi geçtikten sonra 22.03.2007 tarihinde itiraz etmesine rağmen itirazların süre yönünden reddi yerine yazılı şekilde kabule karar verilmesinde,
3- Müştekiler Muğla II Genel Meclisi üyeleri Saffet Karabıyık ve M. Talha Koçar'ın 30.09.2007 tarihinde şikayetten vazgeçtikleri, verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmelerinin yasal olarak mümkün olmadığı gözetilmeden itirazların reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
Karar: 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasanın 173/1. maddesinde Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yakınanlar sırasıyla 01.03.2007 ve 02.03.2007 tarihinde yöntemince tebliğ edildiği görülmektedir. Anılan karara karşı itiraz dilekçesinin ise 22.03.2007 tarihinde her iki yakınanın adı yazılı olmasına karşın yalnızca yakınan tarafından imzalanarak Aydın Ağır Ceza Mahkemesine verildiği ve yasal 15 günlük sürenin geçirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca yakınanların birlikte imzalayarak Muğla Valiliğine verdikleri 30.09.2005 tarihli dilekçede şüpheli hakkında şikayetçi olmadıklarını belirttikleri ve böylece adı geçen şüpheli açısından yakınan sıfatları bulunmadığı açıktır. İtiraz merciinin 22.03.2007 tarihli itirazı, öncelikle yasal süresinde yapılmaması, dilekçede ...'ın imzasının bulunmaması ve şüpheli ...'a yükletilen eylemler açısından dilekçede şikayetçi olarak adı geçenlerin yakınan sıfatları olmaması nedenleriyle reddetmesi gerekirken kabulü yönünde karar vermesi hukuka aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 29.06.2007 tarih ve 2007/541 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 28.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy