(5275 S. K. m. 108) (5237 S. K. m. 53)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesine karşın cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunmamış ise de karşı temyiz bulunmadığından bozmayı gerektirmemiş, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın yokluğunda hüküm kurulmasına karşın, kısa ve gerekçeli kararda yüze karşı yazılarak çelişkili hüküm kurulması,
2- Tekerrür uygulamasına dair yasa maddesinin hatalı yazılması,
3- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesinin uygulanmasına dayanak oluşturmak üzere sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükümlülüğün kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- TCK'nun 53. maddesinin uygulanması sırasında, birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar hükmedilebileceği gözetilmeden infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık vasisinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy