(5237 S. K. m. 265) (5271 S. K. m. 40, 210, 232, 233)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıklar müdafiinin ve sanık A. Ç.'nun yokluğunda, sanık Y. A.'in yüzüne karşı verilen karara karşı yasayolu süresinin ne zaman başlayacağının belirtilmemesi karşısında, CYY.nın 40, 232/6. maddeleri uyarınca sanıklar müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiş ve yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CYY.nın 233. maddesinde Mağdur ile şikayetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hakim tarafından çağrı kağıdı ile çağrılıp dinlenir. Bu hususta yapılacak çağrı bakımından tanıklara ait hükümler uygulanır. ve 210. maddesinde Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez. hükümlerine yer verilmiş bulunması karşısında, başka tanığı bulunmayan görevlilere direnme suçuna ait yakınan polisler Y. Y. ve Ö.A.'ın tanık sıfatıyla dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar A. Ç. ve Y. A. K.müdafiinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki red düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy