(5237 S. K. m. 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan Aydın Kasap vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda; yukarıda yapılan bu açıklamalara aykırı olarak, sanığın katılana söylediği ya sen beni yok edeceksin ya ben seni, seni öldüreceğim biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda taammüt unsurunun aranmaması nedeniyle suçun oluştuğu gözetilmeden, anılan sözlerin katılan üzerinde ciddi bir endişe ve korku yaratacak yeterlilikte ve elverişlilikte olmadığı biçimindeki, katılanın subjektif durumunu dikkate alan ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan A.... K.... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy