(5237 S. K. m. 267)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, polis memuru olan mağdurlar hakkında C. Savcılığına yaptığı şikayet sonucunda, soyut iddiadan başka yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına ait kararın, sanığın iftira suçunu işlediğinin kanıtı sayılamayacağı hususu da gözetilerek, eylemin hukuka uygunluk sebebi olan yakınma hakkı kapsamında kalıp kalmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2- Tanık T. Ö.'nin soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki anlatımları arasında çelişki bulunmasına ve bu çelişkinin de giderilememesine karşın, anılan tanığın hangi anlatımına üstünlük tanındığının kararda açıklanmaması,
3- Kabule göre de, uygulanan kanun maddesinin yanlış yazılması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık B. S.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy