(5237 S. K. m. 43, 50, 51, 58, 62, 106)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret ve tehdit sözlerini içeren mesajların, bir suç işleme kararı ile değişik zamanlarda göndermiş olması nedeniyle TCK. nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık müdafiinin 05.06.2006 tarihli son oturumdaki lehe olan hükümlerin uygulanması isteminin TCK. nun 62 ve 50. maddelerini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
3- Sanığın Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 931/666 sayılı ilamıyla verilip tekerrüre esas teşkil eden eski hükümlülüğü bulunması karşısında, TCY. nın 58. maddesinin uygulanmaması.
4- Sanık hakkında her bir suç için ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden TCY. nın 51. maddesinin her iki suç için ortak uygulanması suretiyle infazda tereddüt yaratacak biçimde hükümler kurulması.
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık M. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CYY. nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy