(5237 S. K. m. 50, 53, 58, 267) (5275 S. K. m. 108)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Sanık Ç.'in, ehliyetsiz ve alkollü araç kullanırken kolluk güçleri tarafından yakalanması üzerine kendisini kardeşi C. olarak tanıttığı, C. adına trafik ceza tutanağı düzenlenerek Cumhuriyet Savcısı tarafından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince de idari para cezası verildiği anlaşılmakla; C. adına düzenlenen idari yaptırım kararının yerine getirilip getirilmediği araştırılarak sonucuna göre sanıklar hakkında TCY.'nın 267. maddesinin 1. ya da 7. fıkrasının uygulanması gerekirken eksik inceleme ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-) Kabule göre de;
a-) Sanık M. hakkında 5275 sayılı Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 108. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi, hapis cezasının ise seçenek yaptırımlara dönüştürülmemesi gerektiği cihetle; sanık hakkında hapis cezasına hükmolunduktan sonra 5237 sayılı TCK.'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi, aynı yasanın 5. fıkrası gereğince de asıl mahkumiyetin adli para cezası olması karşısında sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY.'nın 58.maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanırken, sabıka kaydındaki hangi eski hükümlülüğün tekerrüre esas alındığı denetime olanak verecek şekilde gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c-) 5237 sayılı TCK.'nun 53.maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık Kutbettin hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2010 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy