(5237 S. K. m. 7, 50, 51, 53, 125) (5271 S. K. m. 226, 231) (2253 S. K. m. 38) (5395 S. K. m. 23)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
A-) Sanık B. A. hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.'nın 231/5. maddesinde öngörülen hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de, CYY.'nın 231/14. maddesindeki, suçun soruşturma ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
B-) Sanık S. Y. hakkında ise;
1-) CYY.'nın 226. maddesi uyarınca, ek savunma hakkı verilmeden, sanığa verilen cezanın TCY.'nın 125/4. maddesi ile arttırılması,
2-) 5237 sayılı TCY.'nın 125/1-3. maddesinde öngörülen seçenekli cezalardan, hapis cezasının seçilmesinde hangi hukuksal gerekçelere dayanıldığının açıklanmaması,
3-) TCY.'nın 51/1-b maddesi gereğince sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığı hususunda bir değerlendirmede bulunulmadan sanığın cezasının ertelenmesi halinde, bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
4-) Sanığın geçmiş hükümlülüğünün, 2253 sayılı Yasanın 38. maddesi gereğince ertelenmesi ve ilamda deneme süresinin belirtilmemiş olması, dolayısıyla, sanık lehine olarak bu sürenin anılan Yasa maddesi uyarınca 1 yıl olarak kabul edilip, karar tarihi ile işlenen yeni suç arasında da bu sürenin geçmiş olması karşısında, ertelenen bu hükümlülüğün esasen vaki olmamış sayılacağı da gözetilerek, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesinin uygulama olanağının bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
5-) Kabule göre de; suçu işlediği tarihte 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında, TCY.'nın 53/4. maddesi hükmü uyarınca, hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi,
6-) Kabule göre; daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyip, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında verilen 9 ay 21 günlük kısa süreli hapis cezasının, TCY.'nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden, hükmedilen cezanın miktarı, şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, TCY.'nın 50. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar S. Y., B. A. müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin sanık B. A. yönünden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy