(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 232) (5237 S. K. m. 62, 291, 292, 293)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Kanun yolu başvuru süresinin hangi hukuksal olayla başlayacağı ve başvuru şekli açıklanmadan tereddüte neden olacak ve yetersiz nitelikte kurulan hükmün T.C. Anayasası'nın 40/2 ve 5271 sayılı CMK.'nın 34/2, 232/6. maddelerindeki buyurucu hükümlere aykırı olması karşısında; sanığın hükümlülük kararına ait temyiz isteminin kanuni süresinde yapıldığı kabul edilerek,
Temyiz süresinin geçmesi, sebebiyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ait kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, red kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Sanık hakkında uygulanan kanun maddesinin TCK.'nın 292/1 yerine aynı yasanın 291/1 şeklinde yanlış yazılarak 5271 sayılı CMK.'nın 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
2-) Sanığın firar gününden itibaren 6 aylık kanuni süre içerisinde teslim olmaması sebebiyle 5237 sayılı TCK.'nun 293. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmamışsa da, sanığın kendiliğinden teslim olduğunun anlaşılması karşısında, bu durumun 5237 sayılı TCK.'nun 62. maddesinde düzenlenen sanık yararına cezayı hafifletecek takdiri indirim sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık A. Ç.'ın temyiz nedenleri ile yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy