(765 S. K. m. 572) (5252 S. K. m. 7) (5326 S. K. m. 35) (5237 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 231) (5352 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın savunmasında geçen yüklenen suça konu eylem öncesinde mağdurun küfrettiği iddiası tanık S. Y. tarafından karşılıklı küfürleşme olduğu biçiminde doğrulanması karşısında; bu hususun sanık yararına tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmeyeceğinin tartışılmaması,
2- Sanığın adli sicil kaydındaki önceki hükümlülüğünün sarhoşluk eyleminden dolayı 765 sayılı TCY.nın 572. maddesi uyarınca 218.100.000 lira hafif para cezasına ilişkin, olup, 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca hafif para cezasının idari para cezasına dönüştürülmesi ve saldırgan sarhoşluk eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 35. maddesinde düzenlenerek yaptırımının idari para cezası olarak belirlenmesi ve Adli Sicil Yasasının 5/1-C maddesi ve fıkrası uyarınca idari para cezasına ilişkin kararların adli sicile kaydedilmemeleri karşısında, CMK.nun değişik 231/6-a madde ve fıkrasına göre kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı, sanığa yüklenen tehdit fiilinden dolayı kamunun bir zarara uğraması söz konusu olmadığı gibi, mağdurun da uğradığı bir maddi zarardan ve bunun giderilmesinden söz etmediği gözetilmeden, şahsi hali ve sosyal durumu olumlu değerlendirilerek hakkındaki ceza alt sınırdan belirlenmiş olan sanığın olumsuz kişilik özelikleri ile duruşmadaki olumsuz tutum ve da davranışlarının neler olduğu, salt duruşmaları takip etmemesinin ne suretle suç işleme hususundaki eğilimini gösterdiği açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy