(5237 S. K. m. 106) (5275 S. K. m. 108)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 29.04.2004 tarihli olay tutanağı ile yakınanların anlatımlarında; sanığın karakola gelmeyeceğini belirtmek suretiyle direndiği ve hakaret ettiği açıklanmış ise de; sanığın, görevli polis memurlarına hakaret dışında görevlerini yerine getirmelerine engel olmak için ne şekilde cebir veya tehditte bulunduğu karar yerinde tartışılıp açıklanmadan ve kanıtları da gösterilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; mükerrirlere özgü infaz rejimini düzenleyen 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesinin Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz hükmü karşısında, sanığın geçmiş mahkumiyetlerinden hangisinin tekerrüre esas alındığının infazda tereddüde yol açmayacak biçimde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık E. S.'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy