(5252 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 258) (5237 S. K. m. 7) (1412 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın başka bir suçu nedeniyle kendisini polis merkezine davet eden görevli polislere olay yerinde ve getirildiği polis merkezinde sinkaflı sözlerle hakaret ederek beni nezarete atarsanız çıktığımda hepinizi öldürürüm diyerek tehdit etme biçiminde gerçekleşen eylemlerinin suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCY.nın 258/1. maddesine uyar nitelikte, bütün halinde görevliye etkin direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, görevliye sövme suçlarından hüküm kurulması,
Kabule göre;
2- Görevliye hakaret suçundan mağdur sayısınca suç oluşacağının gözetilmemesi,
3- 5560 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Yasanın 5/2, 5237 sayılı Yasanın 7/2 maddeleri hükmü gereğince suç tarihine göre adli para cezasının alt sınırının 450 YTL olarak uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken, karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMY. nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy