(5271 S. K. m. 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Soruşturma ve kovuşturma sırasında müdafii atanmasına ilişkin yöntemler 5271 sayılı CYY. nın 149 ila 156.maddeleri ile, 2.3.2007 tarihli ve 26450 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ceza muhakemesi kanunu gereğince müdafii ve vekillerin görevlendirilmeleri ile yapılacak ödemelerin usul ve esaslarına ilişkin yönetmelik hükümlerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı CYY.nın150/1. maddesi uyarınca, müdafi seçebilecek durumda bulunmadığına beyan eden sanığın isteği üzerine kendisine yargılama sonuna ve hükmün kesinleşmesine kadar görev yapmak üzeri bir müdafi atanır. CYY. nın 156/2. maddesi uyarınca, müdafiin soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosundan atanması gereklidir. Diğer taraftan, sanığın kovuşturmanın yapıldığı yer sınırları dışında savunmasının alınması gibi hallerde, Yönetmeliğin 4/a maddesi gereği hukuki yardımın yapıldığı yer barosundan müdafii atanması gerekli ise de, bu müdafiin görevi yalnızca atanmasına konu hukuki işlemin yapılışıyla sınırlı bulunmaktadır. Nitekim yönetmeliğin 10/10. maddesi uyarınca istinabe işlemi sırasında görevlendirilen müdafii veya vekile, tarifede yazılı ücretin yarısı ödenir.
İncelenen dosyada, başka bir suçtan dolayı cezaevinde buluna sanığın savunmasının Kandıra Asliye Ceza Mahkemesince 10.10.2005 tarihinde yönergeyle alındığı sırada, isteği üzerine CYY. nın 150/1. maddesi uyarınca müdafii atanmasına ve yukarıda açıklandığı üzere bu müdafiin görevini istinabe işlemiyle sınırlı bulunmasına karşın, yargılamanın sürdürüldüğü Şişli Asliye Ceza Mahkemesinin müdafii atandığı yer yargı çerçevesi dışında bulunması karşısında, CYY. nın 156/2. maddesi uyarınca yargılamanın yapıldığı yerin bağlı bulunduğu baro tarafından ayrıca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, müdafii atanmadan yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Abdulselam Tutal müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, başkaca nedenler incelenmeksizin, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy