(5237 S. K. m. 6, 265) (5271 S. K. m. 238)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 5237 sayılı TCY.nın 6/d bendine göre icra görevlisinin yargı görevi yapan kişi olmadığı gözetilmemiş ise de, haciz sırasında alacaklı vekili olarak yasal görevini yerine getiren avukatın yargı görevini yapan kişi sayılması ve suçun kamu yönetimine karşı işlenen suçlardan olması nedeniyle 265/2. maddesi bir kez uygulandığından sonuca etkili bulunmamış ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanların katılma isteminde bulunduğu oturumda sanık ve C. Savcısından görüşleri sorulmadan katılma isteklerinin kabulüne karar verilerek CYY.nın 238/2. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın haczedilmek istenilen traktörün oğluna ait bulunduğunu ileri sürerek üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunması ve oğlu A. K. tarafından da istihkak davasının açılması karşısında, açılan dava sonucu araştırılarak sanık yararına yasal indirim nedeni oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık ile müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy