(5237 S. K. m. 43, 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede karakolda görev yapan polis memurlarının kurul halinde çalışan kamu görevlisi sıfatını taşımamasına karşın sanığa verilen ceza bu gerekçeyle TCK. nun 43. maddesi uyarınca arttırılmış ise de mağdur sayısı gözetilerek sonuç itibarıyla uygulama doğru kabul edildiğinden bozmayı gerektirmemiş ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın hakaret eylemini karakolun hangi bölümünde işlediği ve aleniyet öğesinin ne suretle oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile cezanın arttırılması,
2- Sanığın polis memurlarını hepinizi buradan sürdüreceğim, çıkıp B. A.'a gideceğim biçimindeki sözlerle tehdit etmesi eyleminin TCK. nun 106/1. maddesinin son cümlesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
3- Kabule göre; Tehdit suçunda TCK. nun 43. maddesi uygulanmayarak eksik ceza verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık M. E.'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK. nun 326. maddesi gözetilerek yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/ hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy