(5237 S. K. m. 257)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; doktor olan sanığın, Huriser Deliorman isimli hastayı muayene etmeden, muayene etmiş gibi göstererek hastada olmayan demans hastalığı tanısıyla sağlık kurulu raporu için sevkettiği, sağlık kurulunca yine hasta muayene edilmeksizin kendisinde bulunmayan demans hastalığı tanısıyla rapor verilmesi üzerine söz konusu ilaçların Emekli Sandığınca bedeli karşılanmak üzere eczaneden alınmış gibi gösterildiğinin anlaşılması karsısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY.nın 257/1. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönünden değerlendirme yapılması gerekir. Anılan maddeye göre görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun oluşması, kamu görevlisinin gereklerine aykırı hareket etmesi yanında ayrıca bu davranışın sonucu olarak kişilerin mağduriyetine, kamunun ekonomik zararına neden olunması veya kişilere haksız kazanç sağlanmasına bağlıdır. Somut olayda, doktor olan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY.nın 257. maddesinde öngörüldüğü üzere kişilerin mağduriyetlerine, kamu zararına yol açıp açmadığı ve kişilere haksız kazanç sağlayıp sağlamadığı konularının karar yerinde tartışılıp açıklanmadan eylemini suç kastı ile gerçekleştirmediği biçimindeki yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy