(5237 S. K. m. 7, 267) (765 S. K. m. 81) (YCGK. 04.07.2006 T. 2006/10-128 E. 2006/177 K.)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006/10-128-2006/177 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında duruşma açılarak yargılama yapılsa da, bu yargılamanın sonraki kanunun lehe hükümlerinin saptanması ve uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı belirlenmesiyle sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olup, lehe kanunun tespiti amacıyla yapılan yargılamada önceki karar dışına çıkılmayacak kesinleşen karardaki suça uygulama olanağı bulunan 5237 sayılı Yasa hükümlerinin tamamının uygulanarak bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe kanunun saptanmasıyla yetinilecektir.
Ceza Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamalarında hükümlerde yer alan infaza yönelik uygulamalar ya da infaz aşamasında bu konuda verilen kararlar kazanılmış hak ilkesinin dışında tutulmuştur.
Somut dosyada yukarda açıklanan ilkelere aykırı olarak; sanık hakkında ilk kurulan hükümde 765 sayılı TCY'nın 81. maddesinin uygulandığı ve kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden anılan maddenin uygulanmasına karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık H. B.'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy