(5271 S. K. m. 170, 174, 309)
Dava ve Karar: Mühürde sahtecilik suçundan şüpheli B. O. hakkında yapılan soruşturma sonucunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.1.2008 tarihli iddianamenin, 5271 sayılı C.Y.Y.nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.1.2008 gün ve 2008/22 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1.2.2008 tarihli kararının Adalet Bakanlığı tarafından 17.4.2008 gün ve 22529 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 2.5.2008 gün ve 95314 sayılı tebliğnamesiyle Daireye gönderilen dava dosyası incelendi.
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanıkla ilişkilendirilebilecek kuvvetli suç şüphesi olmadığı, olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, olayların mevcut delillerle ilişkilendirilmeden anlatılmasının iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir. Gereği görüşüldü:
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 174/1 maddesinde; Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a-170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b- Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c- Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Aynı Yasanın 170. maddesinin 2. fıkrasında, Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler. anılan yasa maddesinin 4. fıkrasında ise iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır. hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli B. O. hakkında, mühürde sahtecilik suçu nedeniyle düzenlenen iddianamenin, görevli mahkemece, sanıkla ilişkilendirilebilecek kuvvetli suç şüphesinin olmaması ve yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmaması nedenleriyle 5271 sayılı C.Y.Y.nın 170. maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle iadesine karar verildiği görülmektedir. Dosya içerisinde bulunan 26.6.2007 tarihli tutanakta, devriye görevi yerine getirilirken, davranışları nedeniyle kuşkulanılan kişilerin, kendilerinden kimlik sorulmak istenildiği sırada içinde bulundukları araçla kaçıp uzaklaştıkları ve yapılan takip ve araştırmalar sonucu aracın sağ ön koltuğunda oturan kişinin fiziki ve dış görünüş özelliklerine benzeyen şüpheli B. O.'ın yakalandığı, 28.6.2007 tarihli ekspertiz raporunda ise İstanbul İlinden çalınan araçta bulunan plakadaki sahte soğuk mühür izinin iğfal kabiliyeti taşıdığı belirtilmektedir. Anılan delillerin, araç çalındıktan sonra sahte mühürlü plakanın kullanıldığı konusunda kamu davası açılması için yeterli şüphe taşıdığında kuşku yoktur, iddianamede olayların gelişim süreci de ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. 26.6.2007 tarihli tutanağı düzenleyen polis memurlarının aracın içerisinde bulunan şahsı, fiziki ve dış görünüş özelliklerine göre tanıyarak yakaladıkları anlaşılmaktadır. Şüphelinin araç içerisindeki yeri veya sigara izmaritindeki tükürükte bulunan DNA örneğinin şüphelinin DNA genotipiyle örtüşmemesi şüphelinin yükletilen suçu işlemediğine veya suçla herhangi bir bağlantısı olmadığına kanıt oluşturmayacaktır. Şüphelinin yükletilen suçu işleyip işlemediği veya işlenen suça iştirak edip etmediği, dosyadaki kanıtların, mahkemece birlikte değerlendirilmesi sonucu saptanacaktır. İddianamenin iadesi kurumunun, kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturan delillerin mahkemece tartışılmasını engelleme amacı taşımadığı açıktır. Belirtilen nedenlerle iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciin verdiği ret kararı hukuka aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, mühürde sahtecilik suçundan şüpheli B. O. hakkında düzenlenen iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 1.2.2008 tarih ve 2008/97 D.İş Sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 26.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy