(5237 S. K. m. 203) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında, ortağı bulunduğu OR-KE Petrol İnş. Ltd. Şti. tarafından yaptırılan inşaatın 02.03.2004 gününde birinci kez mühürlenip, 17.03.2004 gününde mühür bozularak inşaata devam edildiğinin tespiti üzerine, inşaat müteahhidi sıfatıyla sorumlu olduğu iddiasıyla açılan dava sonucunda, sanığın eski günlü şirket ortaklar kurulu kararı ile yapı sorumluluğunu tanık N. D.'a verilmiş gibi göstererek bu kararı 03.03.2004 gününde notere tasdik ettirip belediyeye bildirmek suretiyle sorumluluktan kaçmaya çalıştığı mahkemece kabul edilmiş ise de; Bakırköy 7. Noterliğinin 03.03.2004 gün 5044 s. onayının N. D.'ın imza sirkülerine ilişkin olduğu ve içeriğinde, Kadıköy 22. Noterliğince 12.02.2004 gününde onaylanan ortaklar kurulu kararı ile bu kararın İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun (13.02.2004 günlü) tescil ve ilanına ait belgelerden söz edildiğinin anlaşılması karşısında, mühürleme ve mühür bozma tarihlerinden önce yetki ve sorumluluk devrinin gerçekleşmiş olduğu ayrıca sanığın mühür bozmaya ait fiili bir eylemde bulunduğu ya da talimat verdiğine dair iddiada da bulunmadığı gözetilerek, sözü edilen bütün belgelerin onaylı örnekleri getirtilip incelenerek, dosyada ki suretleriyle uyumlu bulunması halinde sanığın beraatine hükmolunması gerekirken, dosya içeriği ile uyuşmayan hatalı gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre:
a) Mühür bozma suçuna ait olarak 5237 s. TCK.nun 203. maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik olarak düzenlenmesi ve sanığın eski hükümlülüğü sebebiyle aynı kanunun 58. maddesinin uygulanma olasılığı bulunmaması karşısında, 5252 s. kanunun 9/1 maddesi uyarınca 765 ve 5237 s. yasaların ilgili tüm hükümlerinin ayrı ayrı uygulanıp birbiriyle karşılaştırılması sonucu lehe uygulamanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve hapis cezasının hangi sebeplerle para cezasına tercih edildiği açıklanmadan hapis cezası üzerinden uygulama yapılması,
b) Temel cezanın belirlenmesi sırasında, takdir hakkının kullanılmasında etkili olan öznel ve nesnel ölçütler gösterilerek, eylemin benzerlerinden ayrıldığı noktaların açıklanması suretiyle cezanın bireyselleştirilmesi yoluna gidilmesi ve olayla örtüşecek şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın tayini gerekirken, kanun maddesinde belirtilen sözcüklerden birkaçının sayılmasıyla yetinilip, aşırıya kaçan oranda ceza verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık H. K. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy