(5237 S. K. m. 62, 184) (5271 S. K. m. 231, 309)
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık M.K.'nın, 5237 sayılı T.C.Y.'nın 184/1, 62 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 231/5 maddesi gereğince sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde inşaata ruhsat alınması ya da eski hale getirilmesi koşuluyla açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip itirazen incelenerek kesinleşen 22.7.2008 tarihli kararın, Adalet Bakanlığı tarafından 4.3.2009 gün ve 12762 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.3.2009 gün ve 64900 sayılı tebliğnamesiyle Daireye gönderilen dava dosyası incelendi.
Tebliğnamede Sanığın inşaat ruhsatı almadan kaçak inşaat yapmak şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası verilmesini müteakip, karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde inşaat ruhsatı alınması ya da eski hale getirilmesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesinde yer alan Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla koşullu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, oysa ki sanığın eyleminde bir zararın meydana gelmediği, kaldı ki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/5. maddesinde yer alan Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. şeklindeki düzenlemeye göre, kişinin kararın kesinleşmesinden sonra kaçak inşaatı ruhsata uygun hale getirmesi halinde cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak olması karşısında, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. 9. fıkrasında, Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. 5237 sayılı T.C.Y.'nın 184. maddesinin 5. fıkrasında ise Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, C.Y.Y.'nın 231/9 maddesi gözetilmeden, koşullu olarak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Anılan hüküm ancak; sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabilir. Oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve ödenmesi gereken bir maddi zarar bulunmamaktadır. Mahkemenin, 5237 sayılı T.C.Y.'nın 184/5 maddesindeki özel etkin pişmanlık hükmünü dikkate alan gerekçeyle iki ayrı kurumun uygulama koşullarını birleştirerek verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
Sonuç: İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık M. K. hakkında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 22.7.2008 gün ve 2007/1273-2008/1070 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilebilecek nitelikte olduğundan, aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde inşaata ruhsat alınması ya da eski hale getirilmesi koşuluyla ibaresinin kararın (2/a) bendinden ÇIKARILMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy