(5237 S. K. m. 50, 53, 58, 62, 265)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Sonuç: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, kamu görevlisine karşı, hangi eylemlerle cebir veya tehdit kullanarak direndiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle TCY.nın 265/1. maddesi uyarınca hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCY.nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmaması hususunda bir karar verilmesi gerekirken birden çok sabıka kaydı bulunduğu şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmaması,
b- TCY.nın 62/2. maddesi gereğince failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar değerlendirilerek, bu konuda bir karar verilmesi gerekirken sanığın cezasından başkaca indirim ve artırım yapılmasına yer olmadığına şeklindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
c- Sanık hakkında TCY.nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılıp tartışılmaması,
d- Hapis cezasına hükümlülüğün kanuni sonucu olarak, sanık hakkında TCY.nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık Y. T.'ın temyiz nedenleri görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 5320 s. Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 s. CYY.nın 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy