(5237 S. K. m. 202)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalarda kendisinin oto tamircisi olduğunu ve aynı gün Tahir adlı bir kişinin otomobili triger kayışının değiştirilmesi ve bakım için bıraktığını, işi bitince aracı denemek ve alışveriş için öğle saatlerinde trafiğe çıkardığında bir polis memuru tarafından plakanın sahte olduğunun belirtilmesi nedeniyle karakola geldiklerini savunup, Tahir adlı kişinin telefon numarasını açıkladığı, telefon numarasının Tahir Dindar adlı bir kişinin eşi adına kayıtlı olduğu ve duruşmada tanık olarak dinlenen Tahir Dindar'ın eşi adına kayıtlı telefonu kendisinin kullandığını, ancak bir yıl önce kaybettiğini, kontörlü olduğu için hattı iptal ettirmediğini ve sanığı tanımadığını açıklamasına karşın, sanığın duruşmada gördüğü bu tanığın, kendisine otomobili getiren kişi olduğunu ileri sürmesi ve dosyada mevcut telefon görüşme kayıtlarına göre de Tahir Dindar tarafından kullanılan telefon ile sanığın cep telefonunun 13.7.2006 günü (sanığın yakalandığı gün) saat 9.38'de aranılıp 24 saniye görüşme yapıldığının anlaşılması karşısında, her ne kadar bu kişi hakkında daha önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, elde edilen yeni kanıt dolayısıyla Tahir Dindar hakkında suç duyurusunda bulunularak, açılacak davanın birleştirilmesi ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hükümler kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 13.7.2006 tarihli yakalama tutanağında, otomobil üzerinde bulunan plakaların sahteliğinin gözle görülür biçimde olduğu belirtilmesine rağmen, ekspertiz raporunda, plakalar üzerindeki sahte soğuk mühür izlerinin kandırma yeteneğinin bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sahte mühür kullanma eylemi bakımından, kandırma yeteneğinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek 202/2. maddeden açılan dava hakkında bir karar verilmesi yerine, bu eylemin de resmi belgede sahtecilik suçu içerisinde düşünülmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy