(765 S. K. m. 80, 482) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 125) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
765 Sayılı TCY.nın 482/4 ve 80. maddelerinin uygulanması verilecek hapis cezasının paraya çevrilip ertelenmesi durumunda sanık lehine olacağı gözetilerek 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca 5237 ve 765 sayılı TCY.larının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle sanık lehine olan hükmün belirlenmesi gerekirken, yalnızca lehe olduğu belirtilerek 5237 sayılı TCY hükümlerinin uygulanması,
2- CYY.nın 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunana iki yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlemesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı ölçülebilir belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır. İncelenen dosyada sanığa yükletilen basın yoluyla hakaret suçunun mağduru olan katılanın maddi nitelikte bir zarar söz konusu olmadığından bu koşulun yerine getirilip getirilmediğinin araştırılıp irdelenmesine gerek bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar karşısında sanığın hukuksal durumunun aynı fıkranın a ve b bentlerindeki koşullar yönünden tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Şeref Pınarbaşı müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy