(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 231, 232) (1412 S. K. m. 310) (5326 S. K. m. 29) (5237 S. K. m. 7, 265)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2, 5271 s. CYY.nın 232/6, 1412 s. CYY.nın 310. maddeleri gereğince, hüküm fıkrasında kanun yoluna başvurma süresinin başlangıcı ile temyiz yoluna başvurma şeklinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle, temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1) 5326 s.Kanunun 29. maddesi uyarınca, sarhoşluk eyleminden verilen cezanın niteliğine göre karara karşı sadece itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık O. M. müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir karar vermeye yer olmadığına,
2) Görevliye etkin direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 s.Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık O. M. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2009 gününde 1. bentten oybirliğiyle, 2. bentten oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
T.C. Anayasasının adil yargılanma hakkı ile ilgili 36/1, 38/4 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddeleri hükümleri ile 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 5. fıkrasında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasında yargılama sonunda cezaya hükmedilmesinden söz edildiğine göre, bunun da sübut sorununun çözümlenmiş olmasını gerektirmesi göz önüne alındığında, mahkumiyet hükmünün öncelikle usul ve esas yönlerinden incelenerek (varsa) saptanacak hukuka aykırılıklara ek olarak CMY.nın 231. maddesinin 5728 s. Kanun ile değişik 5 ve devamı fıkraları kurallarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması noktasından da bozulması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy