(5271 S. K. m. 219) (5237 S. K. 125, 265)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın savunmasıyla yakınanın anlatımının saptandığı ve katılma kararının verildiği 30.11.2006 tarihli duruşma tutanağının ilk sayfası yazman tarafından imzalanmayarak, C.M.K.nın 219/1 maddesi hükmüne uyulmaması,
2- İddianamedeki anlatıma göre, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, sanığın haciz işleminin yapılmasını engellemek amacıyla gerçekleştirdiği cebir veya tehdit eylemlerinin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan ve sanığın alacaklı vekili avukatla polis memuruna görevlerinden dolayı sinkaflı sözler söyleyerek hakaret eylemlerinin T.C.K.nın 125/3-a maddesine uyup uymadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle T.C.K.nın 265/1 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Kabule göre:
a- Hüküm fıkrasında, uygulanan Yasa maddesi numarasının yanlış yazılması,
b- T.C.K.nın 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun süresi açısından aynı Yasa maddesinin 3 üncü fıkrası hükmünün dikkate alınmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy