(5237 S. K. m. 62, 184) (5271 S. K. m. 231)
İmar kirliliğine sebep olmak suçundan sanık Halil İbrahim Ceviz'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 184/1, 62. Maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/5. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2008 tarihli ve 2007/429 esas, 2008/999 karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Urla Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin İzmir 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2009 tarihli ve 2009/103 müteferrik sayılı kararın kapsayan Adalet Bakanlığınca 17.06.2009 gün ve 32760 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2009 gün ve 163488 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede "Tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 2006/6 YD-346 esas, 2008/25 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanunun 231/6-c maddesinde yer alan koşulun aranmayacağı cihetle, sanığa atılı suçun işlenmesiyle somut bir zararın oluşmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir."
5237 sayılı T.C.Y.'nın 184. maddesinin 5. fıkrasında ise "Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında belirlenen 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın İzmir 6. Ağır Ceza mahkemesince itiraz üzerine kaldırıldığı görülmektedir.
5271 sayılı C.Y.Y.'nm 231. maddesinin 6-c. Fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulu olarak öngörülen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, ancak sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabilir. İmar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen TCY'nın 184. maddesindeki eylemde failin imara mevzuatına aykırı davranarak bina yapması suretiyle çevrenin kirletilmesi şeklinde oluşan zararın, binanın imara uygun hale getirilmesi ile giderilmesi olanaksız ise de, 184. maddenin 5. fıkrasında "kamu davasının açılmaması, açılmış olan kamu davasının düşmesi ya da mahkum olunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması" öngörüldüğünden, bu durumdaki bir fail hakkında ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi olanaklı olmayacaktır. Dolayısıyla TCY'nın 184. maddesinde öngörülen suça ilişkin olarak "çevrenin kirletilmesi" maddi ve doğrudan bir zarar olarak algılanmayacak, CYY'nın 231/6. maddesinde öngörülen diğer koşulların mevcudiyetine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi söz konusu olabilecektir.
Bir diğer bakış açısıyla suça konu binanın ruhsat harcının yatırılmaması ve Devletin bu nedenle mahrum kaldığı vergi alacağı bir zarar olarak düşünülürse, failin imara uygun hale getirmek istediği bina ruhsat almaya elverişli olmayabileceği gibi, imara uygun hale getirmek için ruhsat harcının ödenmesi, bir diğer deyişle harca ilişkin zararın giderilmesinin ilgili kamu kurumuna teklif edilmesi gibi bir yasal yöntem bulunmaması, böyle bir harç yatırılsa bile bina için ruhsat verilmesinin belirsiz olması gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi için CYY'nın 231/6-c maddesinde öngörülen zararın giderilmesi koşulunun bu suçta gözetilmemesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Nitekim, dosyadaki bilgi ve belgelerden, ödenmesi gereken bir maddi zarar da saptanamamıştır.
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesince, 5237 sayılı T.C.Y.'nın 184/5 maddesindeki özel etkin pişmanlık hükmünü dikkate alan gerekçeyle iki ayrı kurumun uygulama koşullarını birleştirerek verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasının, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Urla Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yapılan itirazın, yukarıda açıklanan nedenlerle reddi yerine kabulüne karar verilmesi ve açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün kaldırılması, hukuka uygun değildir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık Halil İbrahim Ceviz hakkında İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 26.2.2009 gün ve 2009/103 müteferrik sayılı itirazın kabulü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309.maddesi uyarınca Yasa Yararına bozulmasına, yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 15.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy