(5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre her ne kadar A.B. müşteki sanık sıfatıyla hükmü temyiz etmiş ise de; 11.05.2007 tarihli duruşmada davaya katılma talebi olmadığını ifade etmesi karşısında, sanıkların hükümlülük kararlarına hasren inceleme yapılarak dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanık A.B.'un kasten yaralama, hakaret ve sanık Z.O.'ın mala zarar verme suçlarından hükümlülük kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.'nın 317. maddesi uyarınca sanıklar A.B. ve Z.O.'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2- Sanıklar P.E. ve Z.O.'ın tehdit suçlarından hükümlülüklerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar P.E. ve Z.O.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy