(765 S. K. m. 258, 266, 456) (5271 S. K. m. 226) (647 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, karakola gitmemek için görevli polis memurlarına sövme, tehdit etme ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralama biçimindeki eylemlerinin bütünüyle görevliye etkin direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan 765 s. TCY.nın 258/1, 266/1 ve 456/4. maddeleri uyarınca ayrı ayrı hüküm kurulması,
2- Sanığa ek savunma hakkı verilmeden 765 s. TCY.nın 258/1. maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle 5271 s. CYY.nın 226. maddesine uyulmaması,
3- 765 s. TCY.nın 271/son. maddesinin, sadece aynı maddenin 2. bendindeki resmi kurula ve yargıca karşı duruşma sırasında ya da hükmün bildirilmesinden hemen sonra işlenen yaralamaları kapsadığı gözetilmeden, 1 bentte de uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
4- Sanık müdafiinin, lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinin 647 s. Kanunun 5. maddesini de kapsaması karşısında, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık H. U. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy