(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 51, 52, 257) (765 S. K. m. 20, 80, 240) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 289) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, ret kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY'nın 34, 230, 289/1-g. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, C. Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerle disiplin işlemini yerine getirebilmesi bakımından kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerçeğe yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre sanığın görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin 5237 sayılı TCY'nın 257/1. maddesi ile paraya çevirme ve erteleme kurumları 5237 sayılı Ceza Yasası kapsamında 51 ve 52. maddelerde hükme bağlandığından, 765 sayılı TCY'nın 240/1. maddesi ve 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerinin 5237 sayılı TCY'nınilgili maddeleri ile bütün olarak karşılaştırılıp lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, karar verilmesi,
3- Kabule göre,
a) Sanığın yönteme aykırı tescil ve ruhsatlandırma işlemlerinin gerçekleştirilme tarihlerinin saptanmaması suretiyle suçların zamanaşımı tarihlerinin belirlenmesinde olanaksızlığa yol açılması,
b) Aynı suç işleme kararı altında birden fazla aracın yasal yönteme aykırı olarak trafik tescil işleminin gerçekleştirilmiş olması karşısında 765 sayılı TCY'nın 80. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
c) 765 Sayılı TCY'nın 240. maddesi uygulanmasına karşın aynı Yasanın 20. maddesi uyarınca memuriyetten yoksun bırakmaya ilişkin hüküm kurulmaması,
d) CYY'nın 231/6. maddesinde öngörülen koşullar tartışılmadan gerekçesiz olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy