(5237 S. K. m. 53, 269)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülüklerinin bulunduğunun gözetilmemesi ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ait karar verilmemesinin karşı temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği düşünülmüş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın hırsızlık suçu şüphelisi olarak yakalanıp soruşturma ve kovuşturmadan kurtulmak amacıyla karakolda, kardeşi B. E. olduğunu söyleyerek onun adını kullanmak suretiyle iftira suçunu işledikten sonra mağdur hakkında soruşturmaya başlanmadan yine karakoldaki ifadesi sırasında gerçeğe dönmesi karşısında, TCY.nın 269. maddesinde ön görülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2- Hapis cezasına mahkum olan sanığın 5237 s. TCK.nun 53. maddesi uygulamasında a, b, d, e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendindeki hakları koşullu salıvermeye kadar kullanamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Deniz Alan'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy