(5237 S. K. m. 53, 58, 125)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 5237 sayılı TCY'nın 125/1-3. maddesinde ön görülen seçenekli cezalardan, hapis cezasının seçilmesinde hangi hukuksal gerekçelere dayanıldığı açıklanmamış ise de, aynı Kanunun 58/3. maddesi gereğince, zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi gerekeceğinden, bu husus bozma sebebi yapılmayarak yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay tutanağı ile, yakınanların soruşturma evresindeki anlatımlarında, sanıkların bindirildikten sonra kendilerine polis aracının içerisinde sövdüklerinin açıklanmasına karşın, sövme eyleminin alenen işlenip işlenmediği tartışılmadan, TCY'nın 125/4. maddesiyle cezaların arttırılması,
2- Alkollü olarak araç kullanan kişinin Y. H. olmasına karşın, sanık C. H.'un da karakola götürülmek istenmesi ve sanık Y. H.'un aşamalardaki savunmalarında, yakınan polis memurlarının kendilerini tartaklayıp, dövdüklerini ileri sürmesi sanıkların aldırılan adli raporlarında da vücutlarının çeşitli yerlerinde kızarıklıklar olduğunun saptanması karşısında, olayda yakınanların haksız eylemlerinin bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
3- Kabule göre de,
a) Sanıklar hakkında, koşullarının bulunmasına karşın, TCY'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
b) 5237 sayılı TCY'nın 53. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanıklar hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkisi açısından getirilen kısıtlamaların aynı Kanunun 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme gününe kadar geçerli olacağı gözetilmeden, sanığın bu hakları ve yetkileri kullanmaktan da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar Y. H., C. H.'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin bozulmasına, yeniden hüküm kurulurken, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy