(5237 S. K. m. 50, 51, 125, 265)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanlar Adem Gedağız, Gazi Arslan, Vehbi Çakır ve Muhittin Karabulut'un kovuşturma ve soruşturma evresindeki anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden ve olay yerinde bulunduğu anlaşılan Adem Soydaner, Çetin Boyraz ve Hüseyin Koç dinlenmeden sanığın eyleminde cebir ve tehdit öğesinin ne suretle gerçekleştiği açıklanmadan eksik araştırma ve yerinde görülmeyen gerekçe ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre,
a) 5237 sayılı TCY.nın 265. maddesinde öngörülen kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit
unsurunun sövme eylemini kapsamadığının anlaşılması karşısında; sanığın direnme eylemi ile birlikte gerçekleştirdiği sövme eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun öğesi olmayıp ayrı suç oluşturacağı ve TCY.nın 265 ve 125/3-a maddelerinden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, görevliye sövme eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçu içinde eritilerek hükümlülük kararı verilmesi,
b) Her ne kadar birlikte uygulanma olanağı yok ise de, 5237 sayılı TCY.nın 50. maddesi uyarınca sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sırasında duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin veya 51. maddeye göre yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, takdiren denilerek yeterli olmayan gerekçe ile 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yeri olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Hasan D.'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY. 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy