(5271 S. K. m. 231, 267, 309) (765 S. K. m. 258, 266)
Dava: Hükümlüler H. D., F. D. ve Y. D. 'un 765 sayılı T.C.Y.'nin 266/3 maddesi gereğince 6'şar ay hapis ve 91'er TL adli para ve etkin direnme suçundan hükümlü H. D.'un anılan Yasanın 258/1 maddesi uyarınca 6 ay hapis cezalarının infazı sırasında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değiştirilen C.Y.Y.'nin 231. maddesinin uygulama olanağı değerlendirilerek bir karar verilmesinin istenilmesi üzerine, Gebze Asliye Ceza Mahkemesinin C.Y.Y.'nin 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarındaki şartlara uygun bulunmadığı gerekçesiyle verdiği isteğin reddi ve ilamın aynen infazına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 19.3.2008 tarihli kararının Adalet Bakanlığınca 27.1.2009 gün ve 3887 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.2.2009 gün ve 27577 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarındaki şartlar oluşmadığından bahisle sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ise de, suç tarihinden sonra 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi 6. fıkrasının alt bentlerinde sayılan hallerin birlikte bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, anılan fıkranın (a) bendinde yer alan Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, şartının, kişinin sabıka kaydında bulunan adli sicil bilgilerinin silinme koşullarının oluşmadığı durumlarda geçerli olacağı, aksi halde silinme koşulları gerçekleşmiş olsa dahi bir kez bile kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmiş olan kişilerin hiçbir zaman hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanamayacağı ve bu durumun evvelce işlemiş olduğu suçtan dolayı pişmanlık duyan kişilerin aleyhine olacağı, silinme koşulunun ise 5728 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 08/02/2008 tarihi nazara alınarak hesap edilmesi gerektiği, aksi durumda aynı konumda bulunup, yargılaması bir an evvel bitirilerek cezası kesinleşenler ile yargılaması uzun süre devam eden kişiler arasında eşitsizlik meydana geleceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 12. fıkrasında Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. 267. maddesinde Hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. 271. maddesinin 1. fıkrasında Kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir. 2. fıkrasında İtiraz yerinde görülürse, merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. 4. Fıkrasında ise Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları, kesindir;......... hükümleri yer almaktadır.
Gebze Asliye Ceza Mahkemesinin 6.3.2008 tarihli kararının gerekçesi incelendiğinde C.Y.Y.'nin 231. maddesinin uygulama olanağının yalnızca anılan yasa hükmünün uygulanmasını sınırlayan 5. ve 14. fıkralardaki koşullar yönünden ele alındığı sonucuna ulaşılmaktadır. Oysa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirmenin, 5271 sayılı C.Y.Y.'nin 231/6 maddesinde üç bent halinde sıralanan koşulları da kapsaması ve somut olayda bu koşullardan hangisinin/hangilerinin bulunmadığının açıkça kararın gerekçesine yansıtılması gerekmektedir. Asliye ceza mahkemesinin kararı yasal gerekçeden yoksun bulunduğundan, denetime elverişli değildir. Nitekim hükümlüler vekili de itirazını, C.Y.Y.'nin 231. maddesinin 6. fıkrasında sayılan koşulların ve özellikle adli sicil kayıtlarının silinme koşullarının, müvekkilleri açısından gerçekleştiği nedenine dayandırmıştır. İtiraz mercii de uygulama koşullarının varlığını denetlemekle sınırlı yetkisine uygun bir inceleme gerçekleştirmemiştir. İtiraz merciinin ret kararının hukuka uygun olmadığı açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, görevliye hakaret ve etkin direnme suçlarından hükümlüler H. D., F. D. ve Y. D. hakkında Gebze Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 19.3.2008 gün ve 2008/193 D.iş sayılı kararın, C.Y.Y.'nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 01.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy