(5237 S. K. m. 7, 106, 107) (765 S. K. m. 188) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın tehdit eylemine ait hükümde başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın, tartıştığı yakınan eşine söylediği kulağını, kolunu keseceğim biçimindeki sözlerin, objektif değerlendirmeye göre ciddi bir korku ve endişe yaratmaya elverişli, yeterli ve uygun olduğu, suçun oluşabilmesinin, tehdidin muhatabı üzerinde etkili olmasına ve sanığın isteğinin yerine getirilmemesi koşuluna bağlı bulunmadığı suçun manevi unsurunun varlığı açısından kastın tasarlama olarak adlandırılan en yoğun şeklinde gerçekleşmesinin zorunlu olmadığı, öfkenin suç kastını ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden, TCY.nın 106. maddesindeki suçun unsurlarını aynı Kanunun 107. (765 s. TCY.nın 188) maddesinde düzenlenen şantaj (zorlama) suçunun unsurlarıyla karıştıran yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve katılan Zila Çivgın vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA,
2- Yaralama suçuna ilişkin;
Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan Ziya Çivgın vekili ile sanık M. Ç. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2009 gününde 1. bentten oybirliğiyle, 2. bentten oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
T.C. Anayasasının adil yargılanma hakkı ile ilgili 36/1, 38/4 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddeleri hükümleri ile 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 5. fıkrasında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasında yargılama sonunda cezaya hükmedilmesinden söz edildiğine göre, bunun da sübut sorununun çözümlenmiş olmasını gerektirmesi göz önüne alındığında, mahkumiyet hükmünün öncelikle usul ve esas yönlerinden incelenerek (varsa) saptanacak hukuka aykırılıklara ek olarak CMY.nın 231. maddesinin 5728 s. Kanun ile değişik 5 ve devamı fıkraları kurallarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması noktasından da bozulması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy