(5237 S. K. m. 202, 204) (2918 S. K. m. 21) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 95, 333)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 25.03.2002 tarihli olay tutanağı ve savunma karşısında, sanığın hırsızlık malı olduğunu bildiği aracı sahte plakayla kullanma suçlarını işlediğine ilişkin kanıtlar açıklanıp gösterilmeden ve araç içerisinde ele geçirilen bira şişesi üzerindeki parmak izinin sanığa ait olduğuna dair raporun tek başına mahkumiyetin dayanağını oluşturacak delil niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden sanığın bu husustaki savunması da yöntemince irdelenip reddedilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre,
a) 25.03.2002 tarihli oto inceleme tutanağında araç üzerindeki 34 TU 3644 numaralı plakaların İstanbul Tuzla Merkez Karakol Amirliği idaresinden çalındığı belirtildiğinden, anılan plakalarda sahte soğuk damga ve mühür bulunup bulunmadığı ve varsa aldatıcılık niteliği taşıyıp taşımadığı bilirkişi aracılığıyla saptanmadan ve bu plakaların başka araca ait gerçek plaka olduğu belirlendiği takdirde ise sanığın eyleminin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 21. maddesine uyup uymadığı tartışılmadan, eksik soruşturmayla 5237 sayılı TCY.'nın 202/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Hırsızlık malı olduğunu bildiği otomobili kabul etme suçunda, sanık lehine yasanın, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesinde öngörülen yönteme uygun ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde belirlenmemesi,
c) Sahte araç plakası kullanma eyleminin 5237 sayılı TCY.'nın 204/1. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanık lehine yasanın belirtilen bu madde ile 765 sayılı TCY.'nın 333/1. maddelerinin uygulanması sonucu ortaya çıkan somut ceza miktarları karşılaştırılarak, saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Temel cezalar 5237 sayılı TCY.'na göre belirlenmesine karşın, sanığın önceki hükümlülüklerinde yer alan erteli cezaların 765 sayılı TCY.'nın 95/2. maddesi gereğince aynen infazına karar verilerek karma uygulamaya yol açılması,
e) Sanık hakkında ayrı suçlardan verilen birden fazla hükümdeki cezaların kovuşturma aşamasında toplanamayacağının düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık V.T. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy