(5237 S. K. m. 239) (5271 S. K. m. 160, 170)
Dava: Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan şüpheli N. P., suç uydurma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklama ve özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheli K. P., suçluyu kayırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheli H. T. A. ve O. A. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/01/2009 tarihli ve 2008/24155 soruşturma, 2009/1222 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2009 tarihli ve 2009/321-1048 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 22.03.2010 gün ve 16212 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2010 gün ve 75181 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, şüphelilere atılı suçların unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde, Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. hükmünün yer aldığı, anılan Kanun'un 170/2. maddesinde ise Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. hükmüne yer verildiği nazara alındığında, dosya kapsamına göre delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin uygun olacağı cihetle, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan şüpheli N. P. özel belgede sahtecilik suçundan K. P., H. T. A. ve O. A.; suçluyu kayırma suçundan H. T. A. ve O. A. haklarındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir. Gereği görüşüldü;
Karar: C.Y.Y.'nın kamu davasının açılması başlığını taşıyan 170/2 maddesinde Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada yer alan 20.5.2008 tarihli şikayet dilekçesinde şüpheli K. P.'in şikayetçi şirket aleyhine işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan kaynaklanan mal varlığı değerlerini akladığı, mahkemece tedbir kararı verilen kira bedellerini düşük göstermek amacıyla sahte kira sözleşmesi düzenleyip mahkemeye sunduğu, şirket kayıt ve belgelerinin yakılmak suretiyle yok edildiğini ileri sürerek suç uydurduğu ve ağır ceza mahkemesindeki yargılama sırasında savunmayla ilgisi olmayan şirketin ticari sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıkladığı, şüpheli N. P.'in eşi olan şüpheli K. P.'in işlediği dolandırıcılık suçundan kaynaklanan mal varlığı değerlerinden 142.000 TL'nın banka hesabına aktarılmasını kabul edip, bu parayı banka hesabında tutup gizleyerek suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunu işlediği, şüpheliler H. T. A. ve O. A.'ın ise şüpheli K. P.'in işlediği dolandırıcılık suçundan elde ettiği değerleri gizlemek ve adı geçen şüphelinin bu değerlerden yararlanmasını sağlamak amacıyla sahte kira sözleşmesi düzenledikleri ve şüpheliyi kayırdıkları iddia edilmiştir. Şikayet dilekçesi ekindeki para transferlerini gösteren çizelgeler, kira sözleşmeleri, kira bedeli değeri eksper raporu, belge yakma olayına ilişkin tutanak, tanıklar Ö. Ç., H. U., M. A. ve F. T.'nın anlatımları, şirkete ait belgeler, tapu kayıtları, şüpheli K. P. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasına ilişkin dosyada bulunan iddianame ve diğer belgelerin şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Yapılacak yargılama sırasında şüpheliler lehine ve aleyhine toplanacak tüm delillerin, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/295 esas sayılı dosyasıyla birlikte değerlendirilmesi ve koşulları varsa davaların üst dereceli mahkemede birleştirilmesi ve sonucuna göre, şüphelilerin hukuki durumunun, suçların oluşu oluşmadığının ve oluştuğu saptandığı takdirde ise niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, özel belgede sahtecilik, suç uydurma ve ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklama suçundan şüpheli K. P., suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan şüpheli N. P. ile suçluyu kayırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler H. T. A. ve O. A. hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Yalova Ağır Ceza Mahkemesince verilen 2.11.2009 gün ve 2009/321-1048 değişik iş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 13.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy