(5237 S. K. m. 29, 50, 58, 129)
Dava: Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın olay sırasında görevli polislerin kendisine vurduğunu savunması, bu savunmasının adli raporuyla doğrulanması karşısında, görevliye direnme suçu yönünden T.C.K.nın 29. maddesindeki ve görevliye hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Sanık müdafiinin 19.02.2008 tarihli son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanması istemi, T.C.K.nın 50. ve 51. maddelerindeki seçenek yaptırıma çevirme ve ertelemeyi de içerdiği halde, anılan maddelerdeki hususlar irdelenerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında T.C.K.nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık İ. Y. müdafiinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 Sayılı C.M.U.K.'nın 326/ son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy