(5237 S. K. m. 267, 269)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda sanık O. Y. ile A. D. arasında 10/12/2007 tarihinde kavga meydana geldiği, bu kavgada A. D.'a ait tabancaya el konulduğu, sanık hakkında düzenlenen 10/12/2007 tarihli doktor raporundaki bulgular ile tanıklar H. A. ve Y. B.'ın soruşturma aşamasındaki ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın meydana gelen bu kavga nedeniyle kendisine karşı işlenen suçlar yönünden şikayet hakkını kullandığı, mağdur A. D. hakkında "silahla tehdit ve silahla yaralama" suçlarından delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesinin iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı olamayacağı gözetilmeden, iftira suçunun öğelerinin ve suçsuz olduğunu bildiği bir kişiye suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yasal temelden yoksun gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme nedeniyle, TCK'nın 269/2 maddesi gereği, etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık O. Y.'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy