(5275 S. K. m. 105) (5237 S. K. m. 50) (5271 S. K. m. 231) (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük m. 51) (Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği m. 36)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık M. A. B.'ın müşteki M. D.'a karşı kahvehanede gerçekleştirdiği yoklukta hakaret eyleminin, yalnızca tanıklar Ç. D. ve M. A. tarafından doğrulanması karşısında, olay yerinde olduğu anlaşılan S. K. tanık sıfatıyla mahkemeye çağrılıp dinlenmeden ve suçun üç kişiyle ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğu açıklanıp gösterilmeden, eksik soruşturma ve varsayıma dayalı gerekçeyle adı geçen sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2) 5275 sayılı CGTİHY'nın 105/2, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 51/6-b ve Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 36/2 maddeleri uyarınca, sanıklara, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından gönderilen listeden mahkemece uygun görülen hizmeti ve süresini kabul edip etmediği sorulup, bu öneriyi reddetme hakları bulunduğu da hatırlatılarak, sonucuna göre, hükmolunan hapis cezalarının, TCY.'nın 50/1-f maddesinde öngörülen kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımına çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.'nun 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Mahkemece, hakaret suçunda mağdurun giderilmesi gereken somut maddi zararının ne olduğu belirtilmeden, tarafların birbirlerinden ısrarla şikayetçi oldukları, uzlaşmayı kabul etmedikleri ve manevi yönden zararın giderilmediği yolundaki yetersiz gerekçeyle sanık M. A. B. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy