(5271 S. K. m. 147, 231) (5237 S. K. m. 7, 53, 62, 257) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 240)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre koşulları bulunmayan duruşma isteğinin reddiyle yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Belediye Meclisinin 17.05.2005 tarih ve 5 sayılı toplantısına katılan kişileri de göstermesi açısından, anılan kararın ilk sayfasının getirtilmemesi,
2- Sanıklar müdafilerinin, tanık A.Ö. adlı kişinin tanık olarak dinlenmesi istekleri reddedilerek savunma haklarının kısıtlanması,
3- Belediye Meclisinin 17.05.2005 tarih, 5 sayılı kararıyla, sanık M.Z.S.'e ait taşınmazın imar planında yeşil alan olarak belirlenen kullanım amacının, konut + ticaret alanı olacak değiştirilmesine ilişkin kararın imar mevzuatına uygun olup olmadığı hususunda imar mevzuatı ve şehir plancılığı konularında uzman olan bilirkişilerden görüş alınarak sonucuna göre sanıkların hukuksal durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
4- Kabule göre de,
a) 5237 sayılı TCY.'nın 7/2, 5252 sayılı Yürürlük Yasası'nın 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılarak sonuç itibariyle hangi yasanın lehe olduğunun belirlenmesi ve bu durumun denetime olanak verecek biçimde hükmün gerekçesinde gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b) CYY.'nın 147. maddesinin l/e maddesi gereğince sanıkların yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama haklarının bulunmasına karşın, CYY.'nın 231. maddesinin 6/b maddesine aykırı olarak sanıkların savunmaları gözetildiğinde şeklindeki yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) Lehe yasa karşılaştırması yapılırken, 765'sayılı TCY.'nın 240. maddesi gereğince alt sınırdan ceza verilmesi gerektiği açıklandıktan sonra, sanık M.Z.S. hakkında 5237 sayılı TCY.'nın 257/1. maddesi gereğince teşdiden ceza uygulanarak, çelişkiye yol açılması,
d) 5237 sayılı TCY.'nın 62. maddesinin 1. fıkrası yerine, 2. fıkrası ile takdiri indirim nedeninin uygulanması,
e) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY.'nın 257/1. maddesi gereğince adli para cezasına hükmedilse bile, aynı Yasa'nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Sanık C.S.'e ait adli sicil kaydı getirtilmeden hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar S.T, M.H., M.Z.S., C.S., Y.E., E.M., B.Y., M.E., Y.D., S.A., S.B., R.H. müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy