(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz süresinin geçmesine dayanılarak verilen yerel mahkemenin temyiz isteğinin reddine ait kararına karşı yapılan itiraz kararın hüküm fıkrasında, Anayasanın 40/2, CYY'nın 34/2,231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca kanun yoluna başvuru şekli ve başvuru süresinin ne zaman başlayacağının açıkça gösterilmemesinden ötürü sanığa verilen yanıltıcı nitelikteki tebligatın hukuken geçersiz olması sebebiyle yerinde görüldüğünden, ret kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 gününde yürürlüğe giren ve TCY' nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Kanunun 562. maddesinin 1.fıkrası ile CYY'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2.fıkrası ile de CYY'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık A.G.'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy