(5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kocası hakkında icra takibi yürüten avukatı adliyede gören sanığın, katılan avukattan borcu taksitlendirmesini istemesi ve katılanında reddetmesi üzerine katılana hitaben benim de kocamın da psikolojisi bozuk, sende iyice bozma, insanlar bu yüzden birbirini boğazlıyor, daha bir şey söylemiyorum, dışarıda görüşürüz demesinden ibaret eyleminin TCK'nın 106/1 inci maddesinde gösterilen tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılıp değerlendirilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık F. Ş.'in temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy