(5237 S. K. m. 43, 53) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Karar: Ancak;
1- Sanığın birden fazla müştekiye ve mağdura karşı tek bir fiille, HSYK'ya verilen bir dilekçeyle iftira suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı Yasanın 267/1 maddesi uyarınca müştekiler ve mağdur sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2- CMK'nın 231/6-c maddesinde düzenlenen zarar kavramının, somut, belirlenebilir, ölçülebilir, maddi bir zararı ifade etmesi, katılanların ise herhangi bir maddi zararı olduğunu ileri sürmemesi ve hakkında tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşması karşısında; sabıkası bulunmayan sanığın iftira fiili nedeniyle mağduru ve müşterekleri ne gibi somut bir zarara uğrattığı açıklanmadan ve anılan maddedeki diğer yasal ölçütler de irdelenmeden sanığın katılanın zararını karşılamadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık İ. A. müdafii, katılan H. G. Ç. ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy