(5237 S. K. m. 43, 50, 51, 53, 62, 265) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
l- Dosya içeriğinde mevcut 08.03.2007 tarihli olay tespit tutanağı içeriği ve tutanak tanıklarının beyanlarında sanıkların yakalandığı araçtan iki kişinin kaçtığı, bu kişilerin yakalanamadığı, karanlık olması nedeniyle ateş eden kişileri göremediklerini beyan etmeleri ve 16.03.2007 tarihli ekspertiz raporunda sanıkların el svaplarında atış artıklarının tespit edilememiş olması ve sanıklar hakkında izinsiz silah taşıma suçundan da beraat kararı verilmesi karşısında, sanıkların silahla ateş ederek kolluk görevlilerine direndiklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı halde, yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
a) Birden fazla sanık tarafından birden fazla görevliye karşı, silahla direnme eyleminin gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 265/3,4 ve 43/2 nci maddelerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) 5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesinde takdiri indirim nedenleri olarak açıklanan hususlar irdelenip tartışılmadan, takdiren indirildiğinde biçimindeki yetersiz gerekçeyle anılan Kanun maddesinin uygulanması,
c) Sanıklar müdafinin 22.09.2008 tarihli dilekçesinde lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinde bulunması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d) Sanıklar hakkında CMK'nın 231 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
e) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
f) Suçta kullanılmayan ve bizatihi suç teşkil etmeyen 6136 s. Kanun kapsamındaki tabanca ve ekleri haricindeki eşyaların sahiplerine iadesine ve delil niteliğinde bulunanların ise dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, müsaderelerine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar H. Ç. ve B. İ. müdafinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy