(5237 S. K. m. 43, 53, 125) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 125/3-a maddesinde seçenek yaptırım olarak hapis ve adli para cezasının öngörülmesine karşın, hapis cezasının tercih edilmesine ilişkin gerekçenin gösterilmemesi,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla görevliye karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında hükmedilen erteli 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının kanuni sonucu olarak, TCK'nın 53 üncü maddesinin tatbik edilmemesi,
4- Sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve hakkında hükmolunan cezaların ertelendiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 231/5 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yerine, katılanların ve müştekilerin zararını gidermediği anlaşıldığından, hakkında şartları oluşmayan CMK'nın 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına biçiminde yasal olmayan ve ulaşılan kanaatle çelişen gerekçeyle hükümler kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık M. A.'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy