(5237 S. K. m. 7, 29, 43, 125, 129) (5271 S. K. m. 119, 120, 121, 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Karar: Ancak;
1-Tanık olan muhtar S. G.'ün, müştekilerin kapıyı zorladıktan sonra açılmaması üzerine biber gazı sıktıklarını, mahkeme kararı kapsamındaki aramaya da katılmayıp dışarıda beklediğini beyan ettiği ve arama tutanağında da kendisinin isim ve imzasının bulunmadığının anlaşılması, sanıkların, müştekilerin şiddet ve hakaretlerine maruz kaldıklarını savunmaları, bu hususun tanıklar tarafından doğrulanması ve adli rapor içeriklerinde de olay nedeniyle tespit edilen bulguların yer alması karşısında; arama kararının uygulanması aşamasında, CMK'nın 119, 120 ve 121 inci maddeleri ile, ilgili yönetmelikte belirtilen usullere riayet edilip edilmediği de irdelenmek suretiyle, sanıklar hakkında TCK'nın 29 ve 129 uncu maddelerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
2-TCK'nın 125/3-a maddesinde seçenek yaptırım olarak hapis ve adli para cezasının öngörülmesine karşın, sanıklar A. Y. ve Ş. Y. haklarında hakaret suçundan kurulan hükümde, temel cezanın hapis cezası olarak tercih edilmesine ilişkin gerekçenin kararda gösterilmemesi,
3-Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla görevliye karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Adli emanette bulunan av tüfekleriyle fişeğin, suçta ne şekilde kullanıldıkları tartışılmadan, TCK'nın 54 üncü maddesi gereğince müsaderelerine hükmedilmesi,
5-08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 nci maddesi uyarınca sanıklar A. Y. ve Ş. A. yararına olan 5728 sayılı yasanın 562 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile CMK'nın 231/5 inci maddesinde öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile de CMK'nın 231/14 üncü maddesindeki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, adı geçen sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar A. Y., Ş. Y. ve S. Y. müdafiilerinin temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy