(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 43) (1412 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Karar: Ancak;
1- Sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve hakkında hükmolunan cezanın ertelendiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 231/6 ncı maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılarak bu konuda bir karar verilmesi yerine, Kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5271 sayılı yasanın 231 inci maddesinin uygulanmasına takdiren gerek olmadığına biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Tek eylemle birden fazla görevliye karşı direnen sanık hakkında, TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık R. İ.'in temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy