(5237 S. K. m. 43, 265)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın olay sırasında görevli polis memurlarına direnmediğini savunması ve tanıkların da aynı yönde beyanda bulunması karşısında, tanık beyanlarına neden itibar edilmediği kararda açıklanıp tartışılmadan hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre, sanığın birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık E. K. ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle, hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy